İçerikler :

Aksiyomatik Yöntem Aksiyom - Belit Aksiyom ile Postulat Farkı Bilimsel Yöntem Deneycilik (Empirizm veya Ampirizm) Fuat Sezgin Hakkında Bir Değerlendirme Haluk Berkmen Web Sitesi Hipotez - Varsayım Nomoloji Olgu - Fenomen (Phenomena) Postulat Pozitivizm - Olguculuk Sosyal Bilimler Gerçekte Bilim Değildir Teorem Teori ile Teorem Kavramları Teori - Kuram Tez Yasa (Kanun)

Bu Sayfayı Paylaş:

Kavram

Bilimsel Yöntem

Tanım: Bilimde, yeni bilgilerin elde edilmesi, elde edilen bilgilerin doğrulanması veya düzeltilmesi amacıyla seçilen gözleme, deneye, kanıtlamaya dayalı yöntem

Kavram

Aksiyom - Belit

Tanım: Bir teorinin veya önermeler sistemi içinde, doğru olduğu düşünülen veya doğru olarak kabul edilen temel önerme veya bilgi. Diğer önermeler veya kurallar bu aksiyomları kullanırlar. Postula bazı kaynaklarda aksiyom yerine de kullanılabilir

Kavram

Postulat

Tanım: Kanıt veya ispatı olmamasına rağmen doğru kabul edilen önerme veya bilgi. Aksiyom bazı kaynaklarda postulat yerine de kullanılabilir

Veri

Aksiyom ile Postulat Farkı

Aksiyom ve Postulat doğru olduğu ispata veya kanıta dayanmadan kabul edilen önerme veya bilgi anlamlarına gelmektedir. Bugün çoğu kaynaklar postulat yerine aksiyom ifadesini kullanmaktadırlar. Postulat bugün daha çok geometri dalındaki aksiyomlar için tercih edilmektedir ve diğer bilim dallarında daha çok aksiyom ifadesi kullanılır


Kavram

Tez

Tanım: Çeşitli argümanlar veya bilgiler vererek, bir konu, olgu veya olay ile ilgili söylenen yeni bir fikir veya önerme

Kavram

Hipotez - Varsayım

Tanım: Herhangi bir kanıtlama ve doğrulama yapılmamasına rağmen , doğru olduğuna inanılarak ortaya atılan tez, öneri, fikir. Hipotezin ortaya atıldıktan sonra ispatlanmasına veya çürütülmesine çalışılmaktadır

Kavram

Teorem

Tanım: Aksiyomlar , tanımlar ve diğer teoremlere dayanılarak kanıtlanmış bilimsel önerme , fikir veya sav

Kavram

Teori - Kuram

Tanım: Bazı aksiyomlara (postula , doğruluğu kabul edilen önermeler) dayanarak , bir olayı, olguyu, kavramı , doğrulanmış ve sınanmış kurallar ve yasalar sistemi ortaya koyarak açıklanması. Teori farklı bilim dallarında farklı anlamlara gelebilmektedir

Veri

Teori ile Teorem Kavramları

Teori ve Teorem farklı kavramlardır ve birbirlerine karıştırılmaması gerekir.

Teorem , aksiyomlar , tanımlar ve diğer teoremlere dayanılarak kanıtlanmış bir önerme veya savdır. Teori ise bir olayı, olguyu açıklayan yasalar ve kurallar sistemidir. 

Teorem, mantık ve matematik bilimi (aksiyomlara dayanılarak geliştirilen bilimler) ile ilgilidir. Teori ise hemen hemen bütün bilim dallarında kullanılır


 


Kavram

Yasa (Kanun)

Tanım: Bir olgu, olayı kesin olarak açıklayan, her zaman kanıtlanabilen , yanlışlanamayan , herkes tarafından kabul görmüş kural veya bilgi

Kavram

Pozitivizm - Olguculuk

Tanım: Tüm bilginin ancak deneyler yoluyla elde edilen sayısal ve nesnel sonuclardan çıkartılabileceğini savunan , sezgi ve metafiziği reddeden görüş. Olgu (Fenomen) kavramına dayanmasında dolayı olguculuk şeklinde Türkçe'ye çevrilmektedir

Kavram

Nomoloji

Tanım: Doğa ve mantık bilimlerinde kanunları (yasa) bulmak için yapılan araştırma

Kavram

Deneycilik (Empirizm veya Ampirizm)

Tanım: Bilginin ancak deneyim , tecrübe veya deney sonucu edinilebileceğini savunan görüş

Kavram

Olgu - Fenomen (Phenomena)

Tanım: Deneysel olarak elde edilen ve tekrarlanabilen, aynı belirli sebepler ile hep aynı sonuçların çıktığı olay veya kavram. Aynı sebepler hep aynı sonucu çıkardığı , deneysel olarak ispatlanan her türlü bilgi için bu ifade kullanılır. Düşünülmüş olanın karşıtı olarak da kullanılmaktadır

Sav

Sosyal Bilimler Gerçekte Bilim Değildir

Sosyal bilimler fizik,kimya,biyoloji gibi gerçek bir bilim değildir

Kavram

Aksiyomatik Yöntem

Tanım: Aksiyomlara dayanarak yapılan akıl yürütme yöntemi

Kaynak

Haluk Berkmen Web Sitesi

Fizik uzmanı Haluk Berkmen'in bilim ve kadim diller ile yazılarının olduğu web sitesi

Blog

Fuat Sezgin Hakkında Bir Değerlendirme

Fuat Sezgin özellikle İslam döneminin başarılı bilim tarihçilerinden biridir. Bu yazıda Fuat Sezgin'in bilim tarihine bakışındaki Türklük eksikliğinden bahsedeceğiz
Fuat Sezgin yıllarını Batılıların çok sevdiği terimle Arap Biliminin tarihine veya daha yumuşaklaştırılmış şekliyle Arap-İslam bilim tarihine ayırmıştır. Bu alanda dünyanın sayılı bilim adamlarında biri olmuştur. Batının, Ortaçağ "Arap-İslam" bilim ve teknoloji dönemine haksızlık yaptığını düşünmüş ve hayatını bu haksızlığı gidermeye ayırmıştır ve kısmen başarılı da olmuştur.
Ancak Fuat Sezgin tarihe bir Türkün gözünden bakmamıştır. Fuat Sezgin, ulusal değil ümmet gözüyle olayları değerlendirmiştir. Bir de üzerine Batının Arap merkezli bakışını da devam ettirmiştir. Bu açıdan bakıldığında Fuat Sezgin ile herhangi bir Arap bilim adamının veya o döneme hayran olan bir Alman bilim adamın farkı yoktur. Zaten eserlerini Türkçe değil Almanca yazmıştır. En önemli eserinin sadece küçük bir bölümü Türkçeye çevrilmiştir. Bu dönemle Fuat Sezgin'i daha çok Türkiye kökenli ama Müslüman bir Alman bilim adamı olarak görmek gerekiyor.
Fuat Sezgin'in Arap veya Alman'dan tek farkı Türkiye'ye olan sevgisi ve Türkiye'ye gelip İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi kurmasıdır. Bu yaptığı hizmet bile onun hayırla anılmasına neden olacaktır tabi ki. Ancak bu eleştirilemeyeceği anlamına gelmemektedir.
Öncelikle Arap-İslam dönemi adlandırması Batının yanlışını biraz daha yumuşatıp tekrar etmekten ibarettir. İslam döneminde Arapların etkinliği ilk 200 senedir. 900'lü yıllarında ortalarından itibaren tamamen Türk devletlerinin ve Türkistan'ın ağırlığı vardır. Aydın Sayılı bu konuda İbn-i Haldun'a referans vererek aşağıdaki gibi yazar :
Ünlü Arap tarihçisi İbn Haldûn (ölümü 1406) Mukaddime adlı yaygınca tanınan eserinde bilim ve tefekkür alanında Ortaçağ İslâm Dünyasında karşılaşılan büyük gelişme ve faaliyet içinde İslâm ülkesi nüfusunun Arap olan kısmının başarı ya da katkı payının çok küçük olduğuna sarih bir dille işaret ediyor ve Arap olmayanların, yani, kendi kullandığı ifade ile, acemlerin (Türk, Fars, Tacik, Afgan vb..) rolünün çok önemli olduğunu ifade ediyor. İbn Haldûn Arapların bilim ve tefekkür alanındaki katkılarının küçüklüğünü kesinlikle abartıyorsa da, Orta Asya’nın bu husustaki önemine dikkati çekmekle hakikaten ilginç bir durumu vurgulamış oluyor Gerçekten de, Abdülhamîd ibn Türk, Ferğânî, Fârâbî, Ebû Naşr İsmâ’îl el-Cevherî, Ebû Naşr Manşûr, İbn Sînâ, Ebü’l-Vefa, Beyrûnî, Gazâlî, Ömer Hayyâm ve Nasîruddîn-i Tûsî gibi İslâm düşünürlerinin en büyük ve seçkin örneklerinin büyük bir çoğunluğu Orta Asyalı idiler.

Bunun nedeni açıktır ki 950li yıllardan sonra Gaznelilerden başlayıp Osmanlılara, Safevilere, Babürlülere kadar tüm bölgede devam eden Türk hakimiyetidir. Yani tamamen Türklerin kontrolünde yürütülen bir bilim ve teknoloji vardır. Doğal olarak da Türkistan ve çevresinde bilim daha parlak olacaktır. Sonuç olarak 950ler ile 1500 yıllarına kadar neredeyse 600 sene Türklerin önderliğinde olan bir bilim ve teknolojiye Arap-İslam demek ne kadar doğrudur ?
İlla Arap ifadesini kullanmak istiyorlarsa 950 yılına kadar dönemi Arap-İslam, 950 sonrası döneme de Türk-İslam dönemi diyebilirler. Tüm döneme Arap bilimi veya Arap-İslam bilimi diye adlandırmak Türklere yapılan bir haksızlık ve çarpıtmadır.
Fuat Sezgin'in Tanınmayan Büyük Çağ kitabında Arap bilim adamları, Arap astronomisi , Arap bilimi gibi ifadeler sürekli tekrar edilmektedir. Bu, Batılı bilim adamlarının çok eskiden beri devam eden yanlışını devam ettirmek demektir. Bu durum, bizim baştaki eleştirimizi yani tarihe Türk gözüyle bakılmadığını ispatlamaktadır.
Bu nedenle daha iyi bir uzman gelene kadar en büyük Türk bilim tarihçimiz Aydın Sayılı olmaya devam edecektir.



Bu Sayfayı Paylaş:

İletişim Bilgileri

Takip Et

Her Hakkı Saklıdır. Bu sitede yayınlanan tüm bilgi ve fikirlerin kullanımından fibiler.com sorumlu değildir. Bu sitede üretilmiş , derlenmiş içerikleri, fibiler.com'u kaynak göstermek koşuluyla kendi sitenizde kullanılabilirsiniz. Ancak telif hakkı olan içeriklerin hakları sahiplerine aittir